Internet’te Sanat Mümkün mü? – Ulus Baker

Internet her şeyi olduğu gibi sanatı da kökten değiştirdi mi? Ya da bilgisayarlar çıkınca sanat öldü mü? Bunlar can alıcı sorular ve yanıtları da o kadar kolay bulunmuyor. Yine de biz, Sanat-Sanatçı, Bilgisayar, Internet kavramlarına bakalım dedik. Olur ya, sanatı yeniden keşfederiz.

Ulus Baker
PC! 28\ > 9/09/1997

İnsanların, sanatçılar da dahil olmak üzere tarihin bazı dönemlerinde “artık sanat mümkün mü?” gibisinden sorular sordukları olur. Derken, bütün bu soruların bir “sinirsel çöküşün” etkilerinden ibaret olduğunu gösterecek şekilde sanat, Rönesans’ta olduğu gibi, Barok’ta olduğu gibi, modern sanat konusunda olduğu gibi yeniden o tuhaf parlayışlarından birini gerçekleştirmekte gecikmez. Sanatın “olanaklılığına” ilişkin soru sormak saçmadır -çünkü sanat her yerde ve her zaman yapılabilir. Sorun, neyin sanat adını almaya layık olduğunu, neyin olmadığını sormakla da yaratılamaz. Böylece Internet’te sanat mümkün mü? gibisinden bir soruya cevap vermenin bile pek bir anlamı kalmıyor.

Sonraki Sayfa »

Linux (ya da) Karmaşıklık Ne Zaman İşe Yarar? – Ulus Baker

Ulus Baker
PC! 24\ > 12/08/1997

Yan taraftaki yazı UNIX sisteminin “doğal” karmaşık niteliğini dışavuruyor. LINUX ise, bütün bu karmaşıklığı dev sistemlerin dünyasından PC’nize, kişisel bilgisayarınıza aktaran bir UNIX kopyasıdır. Çoğu kişi, elbette kişisel bilgisayarında böyle karmaşık ve zor bir programlar yığınını görme konusunda doğal bir isteksizlik gösterecektir. LINUX’un UNIX’ten tek farkı, ikincisinin X/Open’a ait bir marka oluşu, LINUX’un ise bir marka olmayışı, kısaca söylemek gerekirse “beleş” oluşudur. Space War ile Emacs’tan çok önce, bedava yazılım sanayiinin en güçlü örneğidir -iş, eğitim ve kişisel üretim alanında… Intel 80386 bilgisayarlardan itibaren LINUX vardır ve gelişmesini sürdürmektedir. TeX’den X Windows’a, GNU C/C++ derleyiciden TCP/IP’ye (yani INTERNET denen şeyin “özü”) varıncaya kadar bir dizi yazılım LINUX’un “doğal” parçasıdır. Kısaca söylemek gerekirse, LINUX’u önemli kılan tek özelliği, UNIX işletim sisteminin bütününü “bedava” sunmasıdır.

Sonraki Sayfa »

Başkan Reif Aaron Swartz üzerine MIT topluluğuna yazdı – Rafael Reif

Rafael Reif
13 Ocak 2013, newsoffice.mit.edu

Bugün (13 Ocak 2013) saat 16:15’te, MIT Başkanı L. Rafael Reif aşağıdaki mesajı MIT topluluğuna e-posta olarak gönderdi.

MIT topluluğu üyelerine:

Dün şok edici ve korkunç haberi aldık: Cuma günü New York’ta, Aaron Swartz, MIT topluluğundaki birçok kişinin iyi bildiği ve hayranlık duyduğu bu çok özel genç adam, kendi yaşamına kıydı. Bu trajedi ile, ailesi ve arkadaşları ifade edilemez bir kaybın acısını yaşamakta, ve biz de en derin taziyelerimizi sunmaktayız. Aaron’u bilmeyenlerimiz için bile, kısa yaşamının izleri onun harikulade yaratıcılığı ve idealizmi ile parlamaktadır.

Sonraki Sayfa »

“Etkin Yönetim Teknolojisi”: Intel donanımlarında bulunabilen müphem uzaktan kumanda – Vandewege, Garrett, Stallman

Intel’in Etkin Yönetim Teknolojisi (AMT – Active Management Technology) Intel CPU’lu kişisel bilgisayarlar üzerinde hususi bir uzaktan yönetim ve denetim sistemidir. Tehlikelidir çünkü kişisel bilgisayara çok düşük bir düzeyden tam erişim sahibidir, kodu da sırdır ve hususidir.

Ward Vandewege, Matthew Garrett, Richard M. Stallman
19 Haziran 2014, fsf.org

AMT, i5 ya da i7 CPU’lu gelişkin Intel Q çipsetlere entegre bir yardımcı işlemcidir. Daha ucuz H, Z, B çipsetlerinde mevcut mudur değil midir bilmiyoruz. Makinenin önyükleme sürecinin erken bir aşamasında, bir BB’den* yüklenen yazılımı çalıştırır.

AMT işlemci makine üzerinde tam denetim sahibidir. Ağ yoluyla uzaktan yapabildiği şeylerden bazıları şöyle:

  • güç denetimi
  • BIOS yapılandırma ve güncelleme
  • disk silme
  • sistemi yeniden kurma
  • komut satırı erişimi (VNC)

AMT bilgisayar kapatıldığında bile çalışmaktadır, yeter ki makine bir güç çıkışına bağlı olsun.

Bilgisayarınızın BIOS versiyonuna ve satıcı firmaya bağlı olarak, AMT işlevselliği makinenizin BIOS’unda etkinleştirilmiş, “yumuşak” etkinleştirilmiş, veya etkisiz kılınmış olabilir.

İlke olarak AMT’nin kavramında bir sorun bulunmuyor, yeter ki makineye yapılan uzaktan erişimi makinenin sahibi denetlesin. Ne yazık ki AMT için durum böyle değildir, çünkü tamamen hususidir ve tarifnameleri de sırdır.

Bu demek oluyor ki, BIOS’ta etkisiz kılmanın AMT özelliklerini gerçekten bütünüyle etkisiz kılıp kılmadığından emin olmanın bir yolu yoktur. Kasten uygulanışın içine entegre edilmiş bir arka kapı bulunabilir. Bir numaralı sorun budur.

Ayrıca AMT yazılımında güvenlik açıkları bulunması muhtemeldir, ve özgür bir yazılım olmadığına göre, kullanıcılar bunların böceklerini ayıklayamaz, tamir edemezler. Ya AMT etkisiz kılınmış gözüktüğünde bile kimi AMT özelliklerine erişilmesine izin veren böcekler bulunuyorsa? Böyle bir durum olmadığından makul ölçüde emin olmanın hiçbir yolu bulunmuyor. İki numaralı sorun budur.

Ne olursa olsun, özgür olmayan bir programda (kullanıcı haricinde) değişiklikler yapılması hiçbir zaman kabul edilemez.

Ortalama bilgisayar sahibi, dizüstü bilgisayarının içinde entegre bant-dışı uzaktan erişim ve denetim işlevselliği gelmesini beklemez. Ne var ki AMT tam olarak budur. Üç numaralı sorun budur. Eğer kullanıcı AMT’nin mevcut olduğunu bile bilmiyorsa, ona uzaktan erişimi denetleyebilmesi nasıl beklenebilir?

Bu durumu geliştimek için ne yapılabilir?

AMT’si olan bir makineyle yapabileceğiniz en iyi şey BIOS ayarlarında “AMT’yi etkisiz kılmak”tır. Bu ayarın işe yarayacağı kesin olmasa da BIOS ayarlarında “AMT’yi etkinleştirme”ye göre daha güvende olmanız muhtemeldir.

Uzaktan erişim işbirlikçi bir ağ arayüzü gerektirir: Intel ethernet bağdaştırıcıları, Intel WiFi bağdaştırıcıları ve desteklenen belirli 3G modemler var. Yapabilirseniz, Intel ürünü ağ arayüzlerini AMT’yi desteklemeyen farklı bir üreticininkilerle değiştirin.

Yeni donanım satın aldığınızda AMT’si bulunan Intel donanım almayın. AMD çipsetlerde AMT gibi şeyler bulunmaz. Fakat aklınızda olsun, hem Intel hem de AMD donanımlarında başka benzeri sorunlar bulunmaktadır.

Uzun vade için, Intel’in AMT yazılım katmanını özgür yazılım olarak yayınlamasına dönük lobi çalışması yapın. Intel’e bir e-posta göndererek AMT’ye karşı çıktığınızı ve AMT içeren hiçbir donanımı satın almayacağınızı bildirin.

AMT, modern Intel donanımı üzerinde tamamen özgür bir sistem çalıştırma karşısında ciddi bir engeldir; kullanıcıların özel alanı ve güvenliği karşısında bir tehdittir. AMT’nin ortadan kaldıracak ya da değiştirecek yollar bulunmasına yardım edenlere katılmak isterseniz campaigns@fsf.org adresinden bizimle irtibat kurun.

* BB = Binary Blob: sadece 0 ve 1’lerden oluşan, mantığı çözülemeyen, işletim sisteminin çekirdeğinde sürücü işlevi gösteren veri dizisi

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Güncel Bir Tehdit: Sertifika Sahteciliği

SSL ile bağlandığımız servisler (adres satırında https:// şeklinde başlayanlar) bize güvenlik sertifikalarını gönderirler. Biz bu sayede ilgili sitelerle güvenli şekilde konuşabiliriz. Bankalar, sosyal ağlar (facebook, twitter, vb.), eposta servisleri (gmail, outlook, vb.) bizden aldıkları bilgileri şifreli alırlar ve kendi sistemlerinde çözerek işlerler. Böylece iki taraf arasındaki trafik izlenemez.

Bu şifreleri kırmak oldukça meşakatlidir. Üstelik sık sık yenilendiği için çözmeye uğraşmak pek faydalı bir uğraş değildir. Her sitenin kendine özel ve diğer tüm sertifkalardan farklı bir sertifikası mevcuttur.

Bu güvenli bağlantı türü, izlemenin yanısıra, URL temelli engelleme gibi erişim denetimi çabalarını da oldukça zorlaştırmaktadır. Bu sebeple servis sağlayıcılar bir tür sertifika sahteciliği yoluna başvururlar. Bu şöyle çalışır:

Bağlanmaya çalıştığınız site diyelim ki ABC.COM olsun. Servis sağlayıcınız da XXNET olsun. Her ay servet ödediklerimizden birisi.

Siz tarayıcınıza https://ABC.COM yazdığınızda XXNET sanki kendisi ABC.COM muş gibi davranıp size kendi sahte / taklit sertifikasını gönderir. Siz bu durumun farkında değilseniz siteye giriş yapar ve kullanmaya devam edersiniz. Ama gerçekte bilgileri ABC.COM‘a değil XXNET‘e gönderirsiniz. XXNET sizin gönderdiğiniz bilgileri açıp okur ve gerçek ABC.COM‘a gönderir, ABC.COM‘dan aldığını da size gönderir. Yani sizinle ABC.COM arasına girip trafiğinizi izler.

Görselde sol taraftaki kullanıcı siz, ortadaki XXNET ve sağda da ABC.COM temsil edilmektedir.

Man in the middle

 

Bazı taraycılar bu durumu tespit edebilir ve şu şekilde uyarılar verirler:

Chrome Tarayıcı'da SSL Hatası Ekran Görüntüsü

Chrome Tarayıcı’da SSL Hatası Ekran Görüntüsü

Son dönemlerde Türkiye’de kullanıcılar çok sayıda sertifika hatası ve sahtecilik uyarıları almakta. Bu durumun Internet Servis Sağlayıcılar ile ilgili olup olmadığı tartışılıyor. Her aldığımız hatayı ISS’lere bağlamak pek doğru olmayacaktır. Bunların tespitini yapabilmek için çok sayıda geri bildirime ve analize ihtiyaç var.

Bu yazı twitterda aldığımız yoğun bildirimler üzerine yazıldı. Kısa zamanda iki yazı daha yayınlayacağız:

– Nasıl tespit yapabiliriz, nasıl raporlaştırırız?
– Nasıl önlem alabiliriz?

 

 

Stallman ile görüşme, Mayıs 2001

Louis Suarez-Potts ve Richard M. Stallman arasında Mayıs 2001 tarihli görüşme:

Richard M. Stallman özgür yazılımın (ismini de koymuş olan) en ünlü pratisyeni/kuramcısıdır. “Özgür” burada “ifade özgürlüğü” anlamındadır. Stallman’ın “özgür yazılım” hareketindeki en ünlü müdahalesi tabi ki GNU Genel Kamusal Lisansı’ydı (GPL – 1985’te herhangi bir programa uygulanabilecek genel bir lisans olarak GPL’i yarattı). Lisansın kodladığı “copyleft” kavramının “merkezi fikri” Stallman’ın tarifiyle “herkese programı çalıştırma, kopyalama, değiştirme ve türetilmiş versiyonlarını dağıtma hakkı vermesi, ama kendi kısıtlamalarını ekleme hakkı vermemesidir. Yani ‘özgür yazılım’ı tanımlayan elzem özgürlükler kopya sahibi olan herkes için güvencededir; bunlar vazgeçilemez haklar olurlar.” (Stallman, “GNU İşletim Sistemi ve Özgür Yazılım Hareketi”, DiBona, Açık Kaynaklar: Açık Kaynak Devriminden Sesler)

Sonraki Sayfa »

Eleştirel Mühendisin Manifestosu*

0. Eleştirel Mühendis, hareket, iletişim ve düşünüş yollarımızı şekillendiren Mühendisliği zamanımızın en dönüştürücü dili sayar. Bu dildeki sömürü** biçimlerini çalışarak nüfuz alanlarını teşhir etmek Eleştirel Mühendisin işidir.

1. Eleştirel Mühendise göre, bağlı olunan herhangi bir teknoloji hem zorluk hem de tehdittir. Bağlılık ne kadar büyükse, sahiplik ve yasal şartlardan bağımsız olarak, o teknolojiyi çalışma ve içsel işleyişini teşhir etme ihtiyacı da o kadar büyüktür.

2. Eleştirel Mühendis her bir teknolojik ilerleme ile tekno-politik okuryazarlığımızın zorlaştığına dair farkındalığı yayar.

3. Eleştirel Mühendis zengin kullanıcı deneyimleri üzerinde yapısöküm uygular ve şüphe yaratır.

4. Eleştirel Mühendis ‘uygulamanın huşusu’nun ötesine bakarak nüfuz yöntemlerini ve özgül etkilerini belirler.

5. Eleştirel Mühendis her bir mühendislik çalışmasının, kullanıcı bağlılığı ile orantılı ölçüde kendi kullanıcısını mühendislediğinin farkındadır.

6. Eleştirel Mühendis, aygıtları, bedenleri, ajanları, kuvvetleri ve ağları kuşatan ilişkileri tarif etmek üzere ‘makine’yi genişletir.

7. Eleştirel Mühendis teknolojinin üretimi ve tüketimi arasındaki uzayı gözlemler. Bu uzaydaki değişimler karşısında süratle edim gösteren Eleştirel Mühendis, dengesizlik ve yanılsama anlarını teşhir etmeye hizmet eder.

8. Eleştirel Mühendis sanat, mimarlık, aktivizm, felsefe ve icatlar tarihine bakar ve örnek Eleştirel Mühendislik çalışmaları bulur. Bu disiplinlerin stratejileri, fikirleri ve gündemleri benimsenecek, yeniden amaçlandırılacak ve mevzilendirilecektir.

9. Eleştirel Mühendise göre yazılı kod toplumsal ve psikolojik alemlere doğru genişleyerek insanlar ve etkileşimde bulundukları makineler arasındaki davranışı düzenler. Bunu anlayan Eleştirel Mühendis kullanıcı-kısıtlılıklarını yeniden inşa etmeye ve dijital kazıcılık yoluyla toplumsal eyleme yönelir.

10. Eleştirel Mühendisin teşhir konularının en arzulananı, sömürüdür.

* Bu manifestoyu Ekim 2011’de Berlin’de kaleme alan Eleştirel Mühendislik Çalışma Grubu, diğer adıyla Julian Oliver, Gordan Savičić ve Danja Vasiliev, dünya çapında sanat uzmanlarılardır. Anahtar kelimeler: gözetim, panoptikon, toplumsal olan.

** İngilizcesinde Eleştirel Mühendisin kullanması gereken temel araç sayılan “exploit”, Türkçe metinde “sömürü” terimiyle Eleştirel Mühendisin karşı karşıya olduğu bir mesele olarak çalışma ve teşhir konusu sayılmıştır. (Çeviri: IBF)

Karşılaştırınız:
http://en.wiktionary.org/wiki/exploit 
http://tureng.com/search/exploitation

Richard Stallman: ‘Apple tarihin en sıkı dijital kelepçelerine sahip’

Hazel Healy özgür yazılımın ahlaki pusulası ile Anonymous, lisanslama ve dijital özgürlükler üzerine konuştu (5 Aralık 2012).

Tüm zamanların en büyük hackerlarından Richard Stallman özgür yazılım hareketi için bir nevi gezgin peygamber.

Kullanıma, paylaşıma ve değiştirmeye açık bilgisayar programlamasındaki muazzam yiğitliklerinin sonucu olan ilk ‘copyleft lisansı’nı icat etti -ve copyright ile başı belaya girmeden.

Stallman şimdi dünyayı gezerek yazılımın kamusal bilgi sayılması gerektiği savını yayıyor ve dünyanın artan dijitalliğinde sivil özgürlüklerin girdiği tehditler konusunda uyarıyor.

stall1

Richard Stallman her zamanki netbook’unun başında, Londra’da bir Bitcoin konferansı, Eylül 2012.

Sonraki Sayfa »

technological alienation

>>MP3<<

kaynak: Teknolojik Yabancılaşma ve Hack Kültürü
sistem: cepstral, goldwave, audacity, freesound.org

-barış

Sonraki Sayfa »

AMS, NSA İle Bağlarını Koparmalıdır

AMS’nin (Amerikan Matematik Topluluğu) NSA (Ulusal Güvenlik Ajansı) ile bütün bağlarını koparması için bu Mektubu Editör’e yazmaktayım:

Edward Snowden’in kamuoyuna sağladığı ve halen sağlamakta olduğu açıklamalar, NSA’in muazzam gizli casusluk programları hakkında belirgin ve güvenilir bilgiler, komplo teorisi kuranların hayal edebileceği bütün çılgınlıkların ötesindedir.

Yapılması gereken, yalnızca ABD yurttaşlarını değil dünyanın her yerindeki insanları ilgilendiren bir meseledir: NSA bütün gezegen çapında İnternet güvenliğini ve iletişim mahremiyetini yok etmiştir. Eğer ki herhangi bir tedavi mümkünse, muhtemelen NSA ve türevlerini toplumsal olarak kabul edilemez yapmakla başlayacak -gençlik günlerimde KGB için çalışıyor olmanın Sovyetler Birliği’nde birçok kişi için toplumsal olarak kabul edilemez olmasındaki gibi.

AMS düzenli olarak NSA’in iş ilanlarını yayınlamakta ve NSA Matematiksel Bilimler Burs Programı üzerine değerlendirmeler yürütmekte. NSA ve AMS arasındaki ilişki ortakyaşar bir ilişki gibi görünmekte: NSA kendi işleri için matematikçilere ihtiyaç duymakta, AMS de araştırma fonlarını artırmak istemekte. Fakat etkinlikleriyle insan toplumunun dokusuna bunca zarar veren herhangi bir örgütle herhangi bir ilişki sağlıksızdır. Tutarlılığın gereği olarak, AMS NSA ile olan bütün irtibatını kesmelidir.

Alexander Beilinson
University of Chicago
sasha@math.uchicago.edu
12 Eylül 2013
(çeviri: IBF, kaynak)

GoogleTalk Mesajları Yanlış Kişilere İletiyor

Merhaba,

Bugün oldukça ilginç bir olay yaşandı. GoogleTalk’ta konuşuyorken mesajlarımın yanlış kişilere gittiğini farkettim. Sohbetin ortalarında mesajım ikinci bir arkadaşıma; sonra ikinciye verdiğim yanıt üçüncü birine gitti. Ekran görüntüsü:

Google mesajlarınızı yanlış kişilere gönderiyor.

Google mesajlarınızı yanlış kişilere gönderiyor.

Konuyu ilgilileri ile paylaşıp yukarıdaki ektan görüntüsünü aldım. Sohbete yanlışlıkla ortak olanlardan @elifkus şu bağlantıyı paylaştı: http://www.zdnet.com/google-hangoutsgtalk-glitch-sends-chats-to-wrong-recipients-7000021195/

Böyle bir hatanın hiç istenmeyecek sonuçlar doğurması işten değil. Fakat bu bir yana, google gibi denetlenemeyen süper-merkezlere mahremiyetimizi emanet etmenin hiç de akıllıca olmadığını bir kez daha yaşayarak öğrenmiş oldum. Bu hatanın ne şekilde olduğunu hiç bir zaman bilemeyeceğiz. Tabiki Google doyurucu teknik bir açıklama yapmadıkça.

Sistemler kuşkusuz hata yaparlar. Ama önemli olan mahremiyet gibi hassas konuları ilgilendiren durumlarda bu hataların gerçekten sistem hataları olduğundan ve hakettiğince değerlendirilip çözüme kavuşturulduğundan emin olmaktır. Bunun yolu da bir biçimde iletişim ihtiyaçlarımızı kendi kendimize çözebilmemizden geçiyor. Yani alternatif açık modelleri kullanıp yaygınlaştırmayı bir biçimde başarmalıyız.

Herkesin kendi bulutunu yaratması artık ihtiyaçtan da öte bir zorunluluk haline geldi. Kendi sosyal ağlarımız ve sohbet kanallarımız da bu çözümün bir parçası. Bir ara düşündüğümüz “IRC yaşıyor” kampanyasının vakti gelmiştir belki.

NSA Üzerine

profes1

(Johns Hopkins’te öğretim üyesi olan Matthew Green’in 5 Eylül 2013’de yayınladığı bu blog yazısını kaldırması istenmişti)

Yılın en büyük kripto haberine naçizane katkımı anlatayım müsaadenizle.

Birkaç hafta önce ProPublica‘dan muhabir beni aradı ve şifreleme [encryption] (1) hakkında genel sorular sordu. Bunun tuhaf bir görüşme olacağını hemen anladım, çünkü bu bey NSA’in şifrelemeyi [encryption] yenebilecek muazzam yetenekleri olduğuna ikna olmuşa benziyordu. Ve ‘hey ahbap ne dersin NSA’in şifrelemeyi [encryption] yenebilecek muazzam yetenekleri var mı ha?’ tarzında değildi bu. Hayır, yenilgiyi çoktan kabullenmişti. Sadece detayların pazarlığını yapıyorduk.

Sonraki Sayfa »

Matematikçiler, neden konuşmuyorsunuz?

seife

Charles Seife’nin Ulusal Güvenlik Ajansı kimlik kartı

Ulusal Güvenlik Ajansı’nda beraber çalıştığımız arkadaşlarıma açık mektup:

Matematikçiler, neden konuşmuyorsunuz?

Charles Seife
22 Ağustos 2013

Kaynak: slate

Çoğu kişi Von Neumann* binasının tarihini bilmez. Princeton’daki mühendislik avlusunun arkasına saklanmış bu bina neredeyse penceresizdir. Gözleri parlayan genç bir matematik öğrencisi olarak lisansa başladığım yıl Ulusal Güvenlik Ajansı‘nda (National Security Agency – NSA) çalışmak üzere işe alınmıştım.

Sonraki Sayfa »

Bulutta Özgürlük

cloud

Slavoj Žižek

Hepimiz hatırlıyoruz: Başkan Obama yüzündeki umut ve güven dolu gülücükle ilk kampanyasının sloganını sürekli tekrarlıyordu “Evet, yapabiliriz!” -Bush döneminin sinikliğinden kurtulabilir, Amerikan halkına adalet ve refah getirebiliriz. Şimdiyse örtülü operasyonlarına devam eden Birleşik Devletler, genişlettiği istihbarat ağıyla kendi müttefiklerini bile gözetlerken Obama’ya karşı bir protesto hayal edebiliriz: “Dronlarla nasıl cinayet işlersiniz? Müttefiklerimizi nasıl gözetlersiniz?” Alaylı bakışıyla Obama kötücül bir gülümseme ile mırıldanır: “Evet yapabiliriz…”

Sonraki Sayfa »

Yeni Bir Özgür E-Kitap: Hack Kültürü ve Hacktivizm

hack_kulturu_ve_hacktivizm_bBir yıl önce gerçekleştirdiğimiz HackCon I etkinliği oldukça verimli tartışmalara vesile oldu. Her toplantıda olduğu gibi, süre kısıtı nedeniyle sözler biraz eksik kaldı. Bu kitap yarım kalan sözlerin kısmen tamamlanması ya da derli toplu bir özeti anlamına geliyor. Toplantımıza katılan, bu derlemeye yazılarını veren tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz.

Kitabın birbirinden değerli yazarları sayesinde konuyu hemen her boyutu ile ele almaya çalıştık. Hack kültürü ve hackerların ülkemizde ve dünyada çarpıtılmış bir kavram içine sıkıştırılmasını eleştirmeye ve toplumda oluşan negatif algıyı değiştirmeye yardımcı olacak bir içerik hazırlamaya özen gösterdik. Konuyu tarihsel, sosyolojik, güncel, politik ve kültürel yönleri ile tartışan yazılar seçtik. Hackerlığı bilgisayar korsanlığına indirgeyen düzeysiz tartışmaları bir tarafa atıp, Türkiye’de de bu olgunun hakettiği gibi tartışılması hedefledik.

Kitabımızın bir de özel anlamı var. Değerli hocamız Mustafa Akgül, yaşamı ve bıkıp usanmadan peşinden koştuğu idealleri ile Türkiye’de toplumun ve özellikle de egemenlerin İnternet’e ilişkin negatif algısını değiştirmeye uğraştı, uğraşmaya da devam ediyor. Jargona uyacak olursak bu algıyı hacklemeye çabalıyor. Bir şeyleri değiştirmenin, yönetime katılmanın, karar verici politikacı ve bürokratları ortak aklın, bilimin aydınlığına uydurmanın oldukça zor olduğu bu ülkede bu çabanın kendisi büyük bir başarı örneğidir. Maalesef kamu ve siyasetçiler tarafında bu çabalar duvarlara çarpmaya devam etmekte, neticeler alması uzun süreler almakta. Ama biz zaten bu mücadelenin uzun soluklu olduğunu yine Akgül hocamıza bakarak öğreniyoruz. Kendi payımıza bu çabaların neticesiz kalmadığını bu çalışmayla göstermek istedik. Bu kitabı kendisine armağan ediyoruz.

Kendisiyle yanyana olmak bizim için hem bir onur hem de büyük bir şans.

Mücadelemizde sayısız başarıları birlikte tatmak dileğiyle…

Teşekkürler Akgül hoca.

Alternatif Bilişim Derneği / Ağustos 2013

Erişim için Linkler:

Kitabı
http://ekitap.alternatifbilisim.org/hack_kulturu_ve_hacktivizm.html
adresinden PDF ya da LaTeX olarak indirebilirsiniz.
Kitabın kapak sayfası da aynı adreste bulunuyor.
Diğer erişimler:
Twitter:
https://twitter.com/altbilisim/status/366976315728990209
Facebook:
https://www.facebook.com/AltBilisim/posts/513531345383575
GoodReads: http://www.goodreads.com/book/show/18310462-hack-k-lt-r-ve-hacktivizm
Akıllı tel.ler için:

Bir Hacker’ın Vicdanı – Mentor

(PDF)

internete övgü

brecht’ten bozarak:

iki tane gözün varsa senin,
binlerce gözü var internetin.
her kullanıcının bildiği birkaç kent,
beş kıtanın beşini de biliyor internet.

her kullanıcının vakti belli,
internetin ise tarih saati.
her kullanıcıyı yok edebilirler her an.
internet ise yedi değil, binlerce can.

ama tamamlanamamış bir sinir sistemine benziyor.
-barış

>>> praise of the internet <<<

Julian Assange: Şifreleme silahları için bir çağrı

Bu kitap bir manifesto değil. Buna zaman yok. Bu kitap bir uyarı.

Dünya ulusötesi bir distopyaya doğru kaymıyor, koşar adım ilerliyor. Bu gelişme ulusal güvenlik çevreleri dışında gereğince algılanmadı. Ketumiyet, karmaşıklık ve ölçek yoluyla gizlendi. Özgürleşme yolundaki önemli aracımız İnternet, şimdiye dek gördüğümüz en tehlikeli totaliterlik kolaylaştırıcısına dönüştürüldü. İnternet insan uygarlığına bir tehdittir.

Sonraki Sayfa »

Aaron öldü

Aaron öldü.

Bu çılgın dünyadaki gezginler,
bir akıl hocasını, bir bilge büyüğümüzü yitirdik.

Hak davasında hackerlar, bir kayıp verdik,
içimizden birini yitirdik.

Yetişiler, uğraşılar, dinleyiler, besleyiler,
bütün ebeveynler,
bir çocuğu yitirdik.

Hep birlikte ağlayalım.

timbl

***

Gerilla Açık Erişim Manifestosu – Aaron Swartz 2008

***

dikkat:
reklam/ilan alan web adminlerinin bu içeriği kullanmaları doğru değildir ve hoş karşılanmaz.

warning:
it is inappropriate and unwelcome that any advertisement-receiving web admin should use this content.

Phorm kampanyasına truva atı

Bugün Phorm-TTNET işbirliği ile Türkiye’de başlayan DPI gözetimi konusunda sürdürülen kampanyayla ilgili çok ilginç bir olay yaşandı.

GoogleTranslate Türkçesi ile hazırlandığını tahmin ettiğimiz bir eposta aldık. Eposta aynen şöyle:

Phorm ile anlaşmazlık sizin yardımınıza ihtiyacımız var.

Sayın Ali Sevgili,

Ben internet sağlayıcısı şirket ile anlaşmazlık sizin yardımınıza ihtiyacımız var.

Onlarla bir dilekçe ve ayrıca bazı güçlü deliller var ama onları sunarken sizin yardımınıza bazılarına ihtiyaç var.

Sana yorumunuzu için sahip olduğunuz bilgi göndermek böylece beni geri dönmek.

Teşekkürler Ali
Cristina

Sonraki Sayfa »