Author Archives: aliriza

#Seçim2015 SMS ile Tweet

https://pbs.twimg.com/profile_images/896839605/SMS2tweet.jpg adresinden alinmistir.

ESB’nin Internet Servis Sağlayıcılarından seçimlerin ertesi gününe kadar bir teknik bir de hukukçuyu 24 saat boyunca hazır bulundurmalarını istemesi çeşitli şüphelere yol açtı. Özetle seçimler sırasında Internet’in kesilebileceğinden endişe ediyoruz. Detaylar şuralarda: Turk-Internet Haberi, Alternatif Bilişim Derneği Açıklaması

Dernek üye listemizde neler yapabiliriz diye konuşuyorken, düşen bir eposta basit bir çözüm önermiş. Çözümü geliştiren üyemizin adını iznini almadığım için buraya koymuyorum. Mesaj, burası için gereksiz bölümleri hariç aşağıda.

Internet kesintisi durumunda nasıl kullanılacağı detaylı şekilde mesajın içinde bulunuyor.

Merhaba,

Dün yazdığım sms ile tweet atma özelliğiyle birlikte çalışabilecek bir bot geliştirdim. @seffafsecim15 adresindeki bot, basitçe atılan mention’ı alıntılayarak retweetliyor.

İnternet erişimi kesilirse sms yoluyla mention atabilir, takip edip diğer kişilerin sms yoluyla attıkları mentionları yine sms olarak alabilirsiniz.

Böylelikle “internet yoksa tweet atmamızın ne mantığı var.” ve benzer argümanlarla gelen eleştirileri kısmen aşabiliriz.

————–
Bu yöntemi kullanmak için:
1- Sms yoluyla twitter uygulamasına kayıt olun:

Turkcell için: BASLA yazıp 2555’e gönderin.
Avea için: BASLA yazıp, 2444’e gönderin.
Vodafone için: START yazıp, 2444’e gönderin

2- Gelen sorgu mesajına kullanıcı adı/şifre girişini yapın.

3- Bot hesabını takip etmek ve diğerlerinin gönderdiği mention’ları sms olarak almak için:
Turkcell için: TAKIP seffafsecim15 yazıp 2555’e gönderin.
Avea için: TAKIP seffafsecim15 yazıp 2444’e gönderin.
Vodafone için: FOLLOW seffafsecim15 yazıp 2444’e gönderin.

4- Bot hesabı aracılığıyla takip eden kişilere sms yoluyla tweet atmak için:
Turkcell için: @seffafsecim15 [mesajınız] yazıp 2555’e gönderin.
Avea için: @seffafsecim15 [mesajınız] yazıp 2444’e gönderin.
Vodafone için: @seffafsecim15 [mesajınız] 2444’e gönderin.

Güncel Bir Tehdit: Sertifika Sahteciliği

SSL ile bağlandığımız servisler (adres satırında https:// şeklinde başlayanlar) bize güvenlik sertifikalarını gönderirler. Biz bu sayede ilgili sitelerle güvenli şekilde konuşabiliriz. Bankalar, sosyal ağlar (facebook, twitter, vb.), eposta servisleri (gmail, outlook, vb.) bizden aldıkları bilgileri şifreli alırlar ve kendi sistemlerinde çözerek işlerler. Böylece iki taraf arasındaki trafik izlenemez.

Bu şifreleri kırmak oldukça meşakatlidir. Üstelik sık sık yenilendiği için çözmeye uğraşmak pek faydalı bir uğraş değildir. Her sitenin kendine özel ve diğer tüm sertifkalardan farklı bir sertifikası mevcuttur.

Bu güvenli bağlantı türü, izlemenin yanısıra, URL temelli engelleme gibi erişim denetimi çabalarını da oldukça zorlaştırmaktadır. Bu sebeple servis sağlayıcılar bir tür sertifika sahteciliği yoluna başvururlar. Bu şöyle çalışır:

Bağlanmaya çalıştığınız site diyelim ki ABC.COM olsun. Servis sağlayıcınız da XXNET olsun. Her ay servet ödediklerimizden birisi.

Siz tarayıcınıza https://ABC.COM yazdığınızda XXNET sanki kendisi ABC.COM muş gibi davranıp size kendi sahte / taklit sertifikasını gönderir. Siz bu durumun farkında değilseniz siteye giriş yapar ve kullanmaya devam edersiniz. Ama gerçekte bilgileri ABC.COM‘a değil XXNET‘e gönderirsiniz. XXNET sizin gönderdiğiniz bilgileri açıp okur ve gerçek ABC.COM‘a gönderir, ABC.COM‘dan aldığını da size gönderir. Yani sizinle ABC.COM arasına girip trafiğinizi izler.

Görselde sol taraftaki kullanıcı siz, ortadaki XXNET ve sağda da ABC.COM temsil edilmektedir.

Man in the middle

 

Bazı taraycılar bu durumu tespit edebilir ve şu şekilde uyarılar verirler:

Chrome Tarayıcı'da SSL Hatası Ekran Görüntüsü

Chrome Tarayıcı’da SSL Hatası Ekran Görüntüsü

Son dönemlerde Türkiye’de kullanıcılar çok sayıda sertifika hatası ve sahtecilik uyarıları almakta. Bu durumun Internet Servis Sağlayıcılar ile ilgili olup olmadığı tartışılıyor. Her aldığımız hatayı ISS’lere bağlamak pek doğru olmayacaktır. Bunların tespitini yapabilmek için çok sayıda geri bildirime ve analize ihtiyaç var.

Bu yazı twitterda aldığımız yoğun bildirimler üzerine yazıldı. Kısa zamanda iki yazı daha yayınlayacağız:

– Nasıl tespit yapabiliriz, nasıl raporlaştırırız?
– Nasıl önlem alabiliriz?

 

 

GoogleTalk Mesajları Yanlış Kişilere İletiyor

Merhaba,

Bugün oldukça ilginç bir olay yaşandı. GoogleTalk’ta konuşuyorken mesajlarımın yanlış kişilere gittiğini farkettim. Sohbetin ortalarında mesajım ikinci bir arkadaşıma; sonra ikinciye verdiğim yanıt üçüncü birine gitti. Ekran görüntüsü:

Google mesajlarınızı yanlış kişilere gönderiyor.

Google mesajlarınızı yanlış kişilere gönderiyor.

Konuyu ilgilileri ile paylaşıp yukarıdaki ektan görüntüsünü aldım. Sohbete yanlışlıkla ortak olanlardan @elifkus şu bağlantıyı paylaştı: http://www.zdnet.com/google-hangoutsgtalk-glitch-sends-chats-to-wrong-recipients-7000021195/

Böyle bir hatanın hiç istenmeyecek sonuçlar doğurması işten değil. Fakat bu bir yana, google gibi denetlenemeyen süper-merkezlere mahremiyetimizi emanet etmenin hiç de akıllıca olmadığını bir kez daha yaşayarak öğrenmiş oldum. Bu hatanın ne şekilde olduğunu hiç bir zaman bilemeyeceğiz. Tabiki Google doyurucu teknik bir açıklama yapmadıkça.

Sistemler kuşkusuz hata yaparlar. Ama önemli olan mahremiyet gibi hassas konuları ilgilendiren durumlarda bu hataların gerçekten sistem hataları olduğundan ve hakettiğince değerlendirilip çözüme kavuşturulduğundan emin olmaktır. Bunun yolu da bir biçimde iletişim ihtiyaçlarımızı kendi kendimize çözebilmemizden geçiyor. Yani alternatif açık modelleri kullanıp yaygınlaştırmayı bir biçimde başarmalıyız.

Herkesin kendi bulutunu yaratması artık ihtiyaçtan da öte bir zorunluluk haline geldi. Kendi sosyal ağlarımız ve sohbet kanallarımız da bu çözümün bir parçası. Bir ara düşündüğümüz “IRC yaşıyor” kampanyasının vakti gelmiştir belki.

Phorm kampanyasına truva atı

Bugün Phorm-TTNET işbirliği ile Türkiye’de başlayan DPI gözetimi konusunda sürdürülen kampanyayla ilgili çok ilginç bir olay yaşandı.

GoogleTranslate Türkçesi ile hazırlandığını tahmin ettiğimiz bir eposta aldık. Eposta aynen şöyle:

Phorm ile anlaşmazlık sizin yardımınıza ihtiyacımız var.

Sayın Ali Sevgili,

Ben internet sağlayıcısı şirket ile anlaşmazlık sizin yardımınıza ihtiyacımız var.

Onlarla bir dilekçe ve ayrıca bazı güçlü deliller var ama onları sunarken sizin yardımınıza bazılarına ihtiyaç var.

Sana yorumunuzu için sahip olduğunuz bilgi göndermek böylece beni geri dönmek.

Teşekkürler Ali
Cristina

Sonraki Sayfa »

İnternet, Sosyal Medya, Küresel Ağ ve Yeni Toplumsal Hareketler Üstündeki Etkileri

kuyerel-etkinlik-afisi

Etkinlik herkese açık ve ücretsizdir. Kayıt zorunluluğu yoktur.

Değişen Türkiye’yi ve Değişen Dünyayı Anlamak (3)

“İnternet, Sosyal Medya, Küresel Ağ ve Yeni
Toplumsal Hareketler Üstündeki Etkileri”

Moderatör: Tamer Altunay

“Sosyal Medyada Nefret Söylemi”
Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu / Galatasay Üniversitesi ögretim üyesi

“Sosyal Medya Demokrasi İlişkisi”
Yrd. Doç. Günseli Bayraktutan/ Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi

“Sosyal Medyanın Toplumsal Hareketler İçin İmkânları ve Sınırlılıkları”
Yrd. Doç. Gülüm Şener / Arel Üniversitesi öğretim üyesi

“İnterneti Tehdit Eden Devlet ve Tekel Kıskacı”
Ali Rıza Keleş / Alternatif Bilişim Derneği

Tarih: 12 Mayıs 2012
Saat: 14.00- 18.00
Yer:Taksim Hill Otel

İletişim:
Aycan Işık Gökçek
(0212)240 33 73
0539 446 70 86

Cep telefonunda biriken kareler

Geçen yazdan beri cep telefonunda yayilmayi bekleyen 3 kare:

wikileaks kitabı ankara garı

Ankara Garında hoş süpriz. WikiLeaks buraya da sızmış.

Bu siteye erişim mahkeme kararı ile engellenmiştir.

Kadıköy'de kendi halinde bir sokak. 🙂

BSA tehdit ediyor.

Geçen yaz Taksim Maslak metro hattında tehdit afişleri. Sağ alt köşedeki polis logosuna dikkat.

Yasaklara Karşı Ne Yapsak?

Yasaklara Karşı Ne Yapsak? Sansüre Karşı Çıkan Alternatif Bilişim Derneği'ne verilen Plaket

Yasaklara Karşı Ne Yapsak? temalı Gençlik Filmleri Festivali'nde Sansüre Karşı Çıkan Alternatif Bilişim Derneği'ne verilen Plaket

Dün gece İTÜ Maçka Kampüsü’nde Öğrenci Kolektiflerinin düzenlediği Gençlik Filmleri Festivali açılış etkinliği gerçekleşti. Etkinliğin teması: “Yasaklara Karşı Ne Yapsak?”

Etkinlikte yasaklara karşı mücadele etmiş kişi ve kuruluşlara plaketler verildi. Alternatif Bilişim Derneği’ne de İnternet sansürüne karşı verdiği mücadele nedeniyle bir plaket verildi. Hemen sağda görülen plaket.

Kısa bir konuşma yapabileceğimi söylediler ama zaten hem aralarda gösterilen filmler hem de pandomim gösterilerinde yeterince söz söylenmişti.

Gecede bizim dışımızda Penguen Dergisi, Erdoğan’ın ucube dediği ‘İnsanlık Anıtı’nı yapan heykeltraş Mehmet Aksoy, Rutkay Aziz gibi çok sayıda isme de ödüller verildi.

Plaketleri elleriyle hazırlamışlar.

Son olarak, sponsorsuz, desteksiz etkinlik gerçekten çok başarılı organize edilmişti.

Teşekkür ediyoruz…

 

Düzenleme Saplantısı ve Ayrıcalık Özlemi

Başbakan yardımcısı Bülent Arınç müjdeyi verdi: Internet Medyası için yasal düzenleme yapacağız.

Bu düzenleme ile artık İnternet gazetecileri de sarı basın kartı alabilecek ve haber portalları ilan gelirlerinden pay alabilecek. Ana akım medya ve çeşitli İnternet haber portalları coşkuyla karşıladı bu haberi. Tabi bu tasarıyı yıllardır bekleyen bazı dernekler de..

Bu habere sevinenler, cellatlarının açtığı kollara koştuklarının farkında değiller. Ya da havuç daha tatlı görünüyor.

Yakından bakalım. Taslak İnternet Medyası tanımı yapıyor. Bu tanım oldukça muğlak. İnternetin son derece geçişken, esnek, gayrimerkezi doğası böyle bir tanım ile sınırlar çizmeye izin vermiyor. Ardından bu tanıma uygun siteleri mevcut Basın Kanunu’na bağlıyor. Yine bu sitelerin uyması gereken zorunlulukları bildiriyor: sorumlu müdür bulundurma, künye, yer / hizmet sağlayıcı bilgilerinin bildirimi vb…

Sayın Arınç, sansür konusundaki hassasiyetini(!) ise basın kanununda yer alan yayın durdurma / kapatma gibi cezaların yerini, sarı basın kartı iptali ve maddi yaptırımlar gibi cezaların alacağını ifade ederek gösteriyor. Fakat hükümetin elinde 5651 gibi, 4 yılda 15 binden fazla siteye erişimi engelleyerek, sansür konusunda rüştünü ispatlamış bir yasa mevcut. Bu sitelerin yaptıkları haberlerden dolayı 5651’in gazabına uğramayacağının herhangi bir garantisi yok.

Peki nedir bu basın yasasının kerameti? Nelere yol açtığına bakmak yeterli. Uzatmadan ifade edelim: Sansür. İktidara mesafeli duran, muhalif olan, hükümeti eleştiren, arada bizzat başbakan tarafından yapılan ince ayarlamalara ve oto-sansür telkinlerine uymayan yayınların tepesindeki kılıçtır. Yayın durdurma ve kapatmalar, yayın yapamayacak duruma getiren ağır para cezaları bu yasanın emridir.

İktidarın sarı basın kartı ve ilan gelirleri karşılığında ‘İnternet Medyası’nı böyle bir kanuna tabi kılması anlaşılırdır. Çünkü sansür / denetim saplantıları vardır. Üstelik artık İnternet ‘düzenlenmesi/denetlenmesi’ gereken bir alan olduğunu çoktan ispatlamıştır. Çünkü son dönemde Dünya’daki tüm halk hareketlerinin en önemli iletişim/örgütlenme aracıdır. Diktatörlerin devrilmesine bile yardımcı olmuşluğu vardır.

Fakat bu tasarıyı ısrarla isteyen İnternet Medyacılarına ne demeli? Bence onlar plazalara taşınmak istiyorlar. Ayrıcalık talep ediyorlar. Daha çok reklam geliri, sarı basın kartı ile sağlanan ayrıcalıklar sayesinde daha sürdürülebilir bir iş modeli kurma peşindeler. İnternetin eşitleyici, ayrıcalıkları yok edici, gelenekseli peşinden sürekleyici, egemen ana akım medyanın görmediklerini gösteren, herkesi muhabir, yazar, editör yapabilen doğasından sıyrılmak istiyorlar.

Fakat buna kavuşmak, İnternet’in doğasını bozmadan mümkün değildir. Varılacak yer, her yazılıp çizilenin ticari bir meta olarak değerlendirilmesi, herşeyin devlet denetimine tabi olması ve akreditasyon için oto-sansürdür. Tıpkı geleneksel mecrada olduğu gibi.

Daha iyi gazetecilik yapmak isteyen, daha çok özgürlük ister. Dünyanın en baskıcı / sansürcü yasalarından birine tabi olmayı değil.

Samsun EMO İnternet Sansürü Paneli

Samsun EMO İnternet SansürüElektrik Mühendisleri Odası Samsun Şubesi yeni hizmet binasının açılış töreninde İnternet, sansür ve filtreler konusunda bir oturum gerçekleşti. Biz de oturumda filtreler konusunda bir sunum gerçekleştirdik. Ayrıca Mustafa Akgül hocamız da Türkiye’de İnternet ve sansürün serüveni özetleyen bir sunum yaptı. Samsun EMO Yeni Hizmet Binası Açılışı İnternet Sansürü Oturumu

EMO ve TMMOB yöneticileri, oda üyeleri, EMO Genç üyesi mühendislik öğrencilerinin ilgiyle dinlediği bir oturumdu. Konuya dikkat çekmek için iyi bir fırsat oldu.

Keşke başka kentlerde de böyle etkinlikler yapabilsek..

 

Telif Hakkı Meselesi

Arda Çetin kendi bloğunda güzel bir konuya değinmiş..

Twitter’da yazdığım “twitter’da özgürlükçü geçinen, telif haklarına karşı görünen fenomenlerin tweetleri kopyallandığı zamanki hallerine gülmekten ölüyorum” tweet’inden sonra Aylin Aslım‘dan gelen yanıt (tepki mi demeliydim?) üzerine mevzuyu 140 karakterle anlatamayacağımı anlayıp aylardır uğramadığım blog’umda bi’şeyler karalamam gerektiğini anladım.

Telif hakkı “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” olarak geçen, telif hakkı günümüzde sanıldığının aksine üreteni, yaratanı, sanatçıyı değil, varolan sistemi ve büyük şirketleri koruyan, amacının dışına çıkan bir kanundur. Aynı zamanda öncelikli olarak müzik, sinema ve yazılım sektöründe en plana çıkan bu bir kanundur.
Ekşi Sözlükteki bir girdiye göre Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun ortaya çıkış hikayesi şöyle;
“Fransa’da bir adam bir gün bir kafeye oturuyor. Yemeğini yiyor, kahvesini içiyor. Gazetesini okurken orkestra bir parça çalmaya başlıyor. Parça bittikten sonra adam garsonu çağırıp hesabı istiyor. Hesap geldiğinde adam çıkarıyor parasını veriyor ve garsona “peki siz bana ödeme yapmayacak mısınız” diyor. Garson şaşkın gözlerle adama bakarken adam devam ediyor: “Orkestranızın biraz önce çalmış olduğu parça bana ait. Nasıl ben bu yemeklerin parasını veriyorsam siz de benim paramı vermelisiniz” diyor.”
Böylece reformlar ülkesi Fransa’dan bir güzellik daha çıkmış oluyor.

Yazının tamamı için http://ardacetin.net/telif-hakki-meselesi/

 

Türkiye’den Anonymous Geçti

Anonymous Because

Çünkü hiç birimiz hepimizden güçlü değiliz

“Anonymous, ürettiği tüm laf hezeyanlarına rağmen aslında hiç de korkunç ya da kötü yürekli değildir. Anonymous tersine kurulmuş bir panoptikondur. Herkesin görünmez olduğu ve merkezden konuşur gibi göründüğü bir gruptur. Anonymous her inancı, mezhepi, kültürel statüyü, cinsiyeti, fetişi, hobiyi, işi, beğeniyi, antipatiyi, (buraya herhangi bir nitelik yazın), vs. ortaklaşa olarak içerir. Tüm şiddet ve nezaket eylemlerini ortaklaşa tecrübe etmişlerdir. Her dili bilirler, hatta muhtemelen ölmüş olanları bile. Bilinebilecek her şeyi bilirler ve bir insanın yapabileceği her şeyi yapabilirler. Ne var ki, tersine bir panoptikonda ikamet ettikleri için yüksek sesle ya da kışkırtıcı şekilde çok “bağıran” anonim bireyler sıklıkla en çok duyulur ve hatırlanırlar. İşte bu yüzden Anonymous çok zalim ve iğrenç görünür. Ancak anonim olarak yazan her grotesk bulantıya karşılık muhtemelen diğer 100 normal insan evladı ya yazmaya üşenmekte, ya da konuşulan konuya ilgisiz kalmaktadır. – Anonymous1

Anonymous’un sansürü ve icracı kurumları, başta da TİB’i hedef alan eylemi seçim arifesinde en çok konuşulan konulardan birisi oldu. Hem Anonymous, hem de protesto yöntemi ve söylemleri çok tartışıldı.

Medyada yapılan eylemin protesto olmadığı, Türkiye’ye karşı yapıldığı yazıldı. Bazı aşırı milliyetçi siber gruplar bununla da yetinmeyip vatan savunması altında karşı atağa geçtiler. Anonymous hakkında birçok yalan yanlış bilgi etrafa saçıldı. Bu grubun Amerika gibi devletlerin desteklediği ve kullandığı bir piyon olduğu bile iddia edildi.

Aidiyetsizlik

Anonymous siber anarşist bir grup. Anonim kimliklerin oluşturduğu anonim bir topluluktur. Dünyanın çeşitli ülkelerinden, birbirlerini hiç tanımayan birçok hacker aktivist (hacktivist), grubun temel fikirleri etrafında biraraya gelip hareket ediyorlar. Çok çeşitli konularda eylemler yapıyorlar. En temel konuları ifade özgürlüğü. Eylemlerinin hedefinde ise daha çok sansürcü, baskıcı rejimlerin resmi siteleri bulunuyor.

 

Grubun herhangi bir milliyet, din ya da politik görüş aidiyetleri yok. Biraraya gelen hacktivistler böylesi aidiyetlerini açıklamaya zorlanmıyor. Hatta bireylerin yaş, cinsiyet, meslek, yetenekler vb. kişisel özellikleri pek bilinmiyor. Her yaştan, cinsiyetten, milliyetten, dinden aktivist bulunuyor.

Grubun belli aidiyetinin olmaması, eylemlerini ve hedeflerini seçerken daha tarafsız olabilmelerini sağlıyor. Hedefler kimi zaman Avrupa ya da Amerika’nın dev tekelleri (mastercard, paypal, sony vb.) ya da resmi kurumları olabilirken; kimi zaman da 2009′daki seçimlerin ardından halkın protestolarını sansürlemeye çalışan İran’daki Ahmedinejad rejimine karşı olabiliyor.

IRC kanalları, wikiler ve başkaca çeşitli sanal platformlarda buluşup hep birlikte karar alıyorlar. Eylemin amacı, kime ve neye karşı yapılacağı tartışılıyor. Duyuru ve uyarılar hazırlanıp yayınlanıyor. Ardından buna uygun hedefler belirleniyor. Son olarak da birbirini hiç tanımayan yüzlerce belki de binlerce hacktivist ve onlara yardım eden gönüllü destekçiler aynı amaç için harekete geçiyorlar.

Gayrimerkezilik

Anonymous, merkezi olmayan, her bir birimi, birbirine benzer özellik gösteren ve adeta kendi başına merkez olan bir topluluktur. Birimler de anonimdir. Birimler, anonim kimliklerin biraraya gelmesi ile oluşmakta ve dağılması ile de dağılmaktadır. Birbirleri için dahi anonim olan kimliklerin merkezi bir hiyerarşi içerisinde dizilmesi zaten neredeyse imkansız gibidir. Kuşkusuz rumuzlardan, kullanılan yöntem ve eylem gücünden bazılarının daha deneyimli olduklarını ve doğal yönlendirici bir rol oynadıklarını kestirmek zor değil.

Grubun eylem ve örgütlenme yöntemleri merkezi bir örgütlenmeye gereksinim duymuyor. Eyleme katılmak herkesin yapabileceği bir iş. Genellikle İnternet bağlantısı ve bir bilgisayarı olan herkes gerekli yazılımları indirip çalıştırarak eylemlere katılabiliyor. Yazılımlar da zaten herkesin ücretsiz ve onaysız şekilde kolayca indirebileceği türden yazılımlar. Dolayısı ile kimsenin onayı ya da yardımı gerekmiyor. Kararlar ise zaten çevrimiçi ortamlarda herkesin katılımı ile alınıyor. Eylem bittiğinde ise kimse tek başına hiçbir şeyden sorumlu değil. Kimsenin kimseye hesap verme zorunluluğu bulunmuyor. Kamuoyuna yapılan açıklamalar da aynı şekilde inisiyatif gösteren katılımcılar tarafından yine tümüyle açık ortamlarda hazırlanıyor. Bu süreçlere katılmak, isteyen her gönüllüye açık.

Anonimlik

Anonim olmak herşeyden önce tek tek bireyleri bulundukları grup içerisinde eşitlemektedir. Ya da eşitlemeye yardım etmektedir. Çünkü ‘kimlikler’, hem ortaya konulan fikir ve eylemin, hem de bireyin grup içerisindeki performansının gerisinde kalmaktadır. Bürokratik makamlar, iş bitirici şahsiyetlerin her açıdan öne çıktığı geleneksel örgütlenmenin aksine, fikir ve eylem odaklı örgütlenme gereği, bireylerin performansı belirleyici olmaktadır. Bu fikir sahipleri açısından daha eşitlikçi bir zemin anlamına gelmektedir.

Anonim olmak, aynı zamanda fikirleri ve kararları da anonim yapmaktır. Çünkü fikrin üretim süreci anonim kişilikler tarafından örülür. Herkes bir fikri, kararı ortaya çıkarmak için katılır. Sonuç olarak kimseye ait olmayan, fakat aynı zamanda herkese ait olan bir fikir/karar ortaya çıkar. Kimlikler, başka kimlik ya da kimliklere ait bir fikir için harekete geçmez. Bu fikirler bu üretim sürecine katılan / katılmayan gönüllü herkes tarafından hayata geçirilebilir. Fikri uygulamak serbesttir. Zorunluluklar yoktur. Uygulama safhası da fikir üretimi gibi gönüllüdür.

Anonim olmanın bir başka avantajı ön yargı, etiket, kategorilendirme, oto-sansür gibi düşünsel faaliyetimizi olumsuz etkileyen faktörlerin görece azalmasıdır. Her birey, kimin ne söylediğine değil, söylenenin ne olduğuna bakarak üretim süreçlerine katılır. Geleneksel örgütlenmede ise fikir sahiplerinin ait olduğu sosyal sınıf, milliyet, din, politik tercihler, cinsel kimlik ya da tercihler ortaya atılan fikirlerin değerlendirilmesinde çok etkilidir. Devreye ön yargılar, etiketler ve kategorilendirmeler hatta kendi kimliğimzin kendimize baskısı sonucu oto-sansür girer. Bu “bilinen kimlikler” dolayısıyla biraz da kaçınılmazdır. Fakat anonim(isimsiz/belirsiz) kimliklerle gerçekleşen üretim süreci bu açıdan daha avantajlı görünmektedir. Bireyler fikirlerini ait oldukları kimliklerin baskısı altında olmadan dile getirebilirler. Bu büyük bir rahatlıktır. Aynı zamanda karşı tarafımızdakilerin kimliklerinin hem kendileri için hem de bizim için bir sınırlayıcı olma durumu da azalmaktadır. Çünkü geleneksel olandaki gibi düşünme ve karar verme süreçlerimizi ne kendimizin ne de karşımızdakilerin hassasiyetleri ile sınırlamayız.

Anonymous sosyal politik bir örgütlenmedir

Anonymous sosyal bir örgütlenmedir. Toplumsal sorunlara karşı duyarlı bir hacktivist grubudur. Özellikle ifade özgürlüğünü ve İnterneti sınırlayıcı politikalara karşı eylemler yapmakta, kamuoyu ilgisini çekmeye çalışmaktadır. Eylemleri kişisel çıkar, maddi beklentiler gibi amaçlar taşımamaktadır. Eylemlerinin içeriği bu açıdan sosyaldir, hatta politiktir. Eylemlerinin amacı herhangi bir ülkenin, ulusun, dinin, çıkarlarını bağlamamaktadır. Seçilen hedefler arasında herhangi bir ulus, ülke ya da din öncelikli değildir.

Anonymous’un eylemi suç değildir

Anonymous eyleminin ardından Türkiye’de birçok insan suç işledikleri şüphesi ile gözaltına alındı. Hepsi serbest bırakıldı. Fakat gözaltına alınmaları ve yapılan eylem hakkında söylenenler çok tartışmalıdır.

Eylem demokratik bir protesto niteliğindedir. Sansür uygulamasına kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışan demokratik bir protesto örneğidir. Tek farkı sanal uzamda gerçekleşiyor olmasıdır. Anonymous’un yöntemi DDOS, özetle, bir servisi aşırı kullanarak, geçici bir süre servis dışı kalmasını sağlamaktır. Bir kurumun kapısına yatıp girişi çıkışı engellemekten, aşırı telefon ve faks trafiği ile telefon hatlarını meşgul edip kilitlemekten farklı değildir.

Üstelik Anonymous önceden yapacağı eylemi duyurmuş, mesai saatleri, sağlık, eğitim gibi halkın faydalanacağı önemli hizmetleri göz önünde tutmuştur. Öncesinde ve sonrasında eylemin amacını, sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmıştır.

Terörizm karalamacası

Anonymous’un eylemini suç olmanın ötesinde, terörizm olarak niteleyenler de oldu. Bu demagoji ve karalamacadır. Anonymous’un amaçları ve eylemlerinin terörizm ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Saldırı, hack, siber anarşi gibi tahrif edilmiş, toplumda yanlış bilinen kavramlarla grubun eylemleri karalanmaktadır. Sonunda da terörist ilan edilmektedir.

Terörizm neoliberal dünyada egemenlerin, içerisinde bulundukları sosyal/politik krizleri aşarken, geniş yığınları ikna etmek ve rıza üretmek için kullandığı temel argüman haline geldi. Bütün dünyada hak ve özgürlükler terörle mücadele adı altında sınırlanıyor. Toplumları kontrol etmek, baskı altında tutmak ve buna en geniş kesimleri ikna etmekte terör önemli bir ortak payda oluveriyor. Her iktidarın bir teröristi var bu yüzden. Bu teröristler, iktidar sahiplerinin hassasiyetlerine göre, kimisi İslamcı, kimisi marksist, kimisi anarşist, kimisi de Anonymous gibi hacktivistler.

Artık, iktidarları rahatsız edebilecek her türlü faaliyet terörizm olarak nitelendirilebiliyor. Anonymous’un Türkiye’ye yönelik eylemlerinin terörizm ile ilişkilendirilmeye çalışılması ya da birlikte anılması bu yüzdendir. 50 bin kişinin katıldığı yürüyüşü, pornocu, filtre yazılım şirketlerinin adamı, hatta aralarında teröristler de var şeklinde niteleyen egemen söylemin (iktidar sözcüleri ve medya) Anonymous’un eylemlerini terörist bir tehdit olarak görmesini ve nitelemesini açıklamak çok da zor değil.

Direnmek haktır

İnternetin artık temel bir insan hakkı olarak tanımlanmasının gerektiği bir zamandayız. Toplumsal mücadelelerin yeni bir mecrası da doğal olarak Internet ve özellikle yeni medya ortamlarıdır. Tıpkı gerçek yaşamda direnmek, karşı çıkmak, söz ve eylem üretmek hak ve hatta bir sorumluluksa, sanal uzamda da farklı değildir.

Anonymous bize sanal uzamda egemen erke karşı direnmenin, söz ve eylem üretmenin önemli bir örneğini göstermekte. Üstelik bunu alışageldiğimizin çok ötesinde yöntemlerle yapmaktalar.

Siber savaşların yeni aktörü

Anonymous eylemleri daha çok devletler arasında anılan siber güç dengeleri ve savaşlarına yeni bir boyut kazandırıyor. Dev endüstrileri tehdit eden P2P ağları, yazılım tekellerinin eteklerini tutuşturan özgür yazılımlar, geleneksel medyayı altüst eden yeni medya gibi bugüne kadar ekonomik, kültürel, teknik konularda İnternet’in yeni düzeni ile mevcut kurulu düzen arasında süren mücadele, ‘zor’ alanında da kendini gösterecek gibi görünüyor.

Tıpkı gerçek yaşamda olduğu gibi ulusal çıkar çatışmalarının belirlediği savaşların aktörleri, sanal uzamı da bu şekilde değerlendirmeye çalışamaktalar. Anonymous, egemen güçler arasında ulusal savunma ve saldırıya göre planlanan siber savaşlarda yeni bir aktörün boy göstermesi için yardımda bulunuyor. Aynı becerilerin insanlığın ortak ve gerçek sorunları için birleşebileceğini örnekliyor. Atmosferimizin ulusal hassasiyetlerin muhafazakar, baskıcı havası ile değil, evrensel insan hak ve hürriyetlerini savunan özgürlükçü bir hava ile dolmasına yardımcı oluyor.

Anonymous her açıdan daha çok tartışmamız, sonuçlar çıkarmamız gereken önemli işler yapıyor.

1: http://ohinternet.com/Anonymous erişim tarihi 21 Haziran 2011, Anonymous’un açıklamalarından alıntı..

Anonymous Türkiye’deki sansüre el atıyor: operation turkey

Anonymous

Anonymous Türkiye'deki sansüre el atıyor: Opertaion Turkey

Anonymous adlı hactivist grup Türkiye’de artan sansür uygulamalarına karşı bir kampanya yapacağını duyurdu. operation turkey adlı hareket twitter ve daha bir çok sosyal medya ortamında en çok konuşulan konuların başında geliyor. Ekşi Sözlük’te açılan girdide[1] yapılan açıklama ve çevirisi aşağıdaki gibi:

Dear turkish netizens,

This is a message from anonymous.

Partly in response to your requests, anonymous has started operation turkey to counter the plans of your government to curtail freedom on the internet.

The operation is currently in its early stages. We are gathering information and discussing plans with a small group of people in a channel on the irc network of anonymous operators (irc.anonops.li). Whether it will grow into something big depends entirely on the efforts of us, you, and other people willing to contribute time, skills and creativity.

We would like to invite you to join the channel to share your ideas and work on the operation.

You can access the irc channel here: http://chat.mibbit.com/…8.74.43&channel=%23opturkey
(server: irc.anonops.li, channel #opturkey)

Anonymous Grubunun Eylem Çağrısı

Anonymous Grubunun Eylem Çağrısı

Please send join us in the irc-channel and feel free to distribute this email to your friends and on forums.”

“Merhaba Türkiye,

Son yıllarda, Türkiye hükümetinin İnternet üzerindeki kontrolunun ne denli arttığına tanık olduk. Binlerce websitesi ve blog engellenirken, aynı zamanda internet gazetecilerine karşı başlatılan yasal kovuşturmalar devam etmektedir. Hükümet şimdi de 22 ağustos’ta, İnternet kullanıcılarının tüm aktivitelerinin kayıt altına alınmasını mümkün haline getirecek olan yeni bir filtreleme sistemi uygulamaya koymak istiyor. Böylesi bir sistemin ne zaman ve nasıl uygulamaya konulacağı hala muğlak olsa da, kesin olan şey hükümetin İnternet sansürünü bir üst seviyeye çıkardığıdır.

Bu sansür uygulamaları mazur görülemez. Serbest bilgi akışına erişim ve katılım temel bir insan hakkıdır. Türkiye hükümeti bu temel hakkı ihlal ederken, ‘anonim’ (anonymous) eylemsiz kalmayacaktır. Sansürü engellemek için desteğimizi verecek, sansür uygulayan kurumlara karşı harekete geçeceğiz.

Türkiye’de yüz binlerce insan internet sansürüne yönelik kararları protesto etti ancak AKP hükümeti insanların seslerini duymazlıktan geldi ve protestocuları polis şiddetiyle bastırdı.

Bizler tüm internet vatandaşlarını, Türkiye hükümetini bu absürd politikalardan vazgeçmeye iterek, konuşma özgürlüğünü desteklemeye çağırıyoruz. Serbest bilgi akışı engellenemez. Bilgi paylaşımı durdurulamaz. Korku eşiklerini aşarak, bu temel haklarımızı savunmanın zamanıdır.

Daha fazla bilgi için: http://tinyurl.com/5vd4f9p

İnternet erişiminin serbestleştirilmesi için neler yapabileceğimizi tartışmak için irc kanalında bize katılın: http://chat.mibbit.com/…8.74.43&channel=%23opturkey (server: irc.anonops.li, channel #opturkey)

Bizler ‘anonim’iz.

Bizler çoğunluğuz.

Bağışlamayız.

Unutmayız.

Bizi bekleyin.

Türkiye’den internet vatandaşlarına email göndermek için: http://pastebin.com/rcqgjmvu

(bkz: http://pastebin.com/rcqgjmvu) (bkz: http://piratepad.net/kllvdzgdcd) (bkz: http://piratepad.net/qs5rnjesot)

avaaz.orgda başlatılan imza kampanyası: (bkz: https://secure.avaaz.org/…_internet_censorship/?twi)

1:http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=operation+turkey