Aylık Arşiv: Eylül 2013

GoogleTalk Mesajları Yanlış Kişilere İletiyor

Merhaba,

Bugün oldukça ilginç bir olay yaşandı. GoogleTalk’ta konuşuyorken mesajlarımın yanlış kişilere gittiğini farkettim. Sohbetin ortalarında mesajım ikinci bir arkadaşıma; sonra ikinciye verdiğim yanıt üçüncü birine gitti. Ekran görüntüsü:

Google mesajlarınızı yanlış kişilere gönderiyor.

Google mesajlarınızı yanlış kişilere gönderiyor.

Konuyu ilgilileri ile paylaşıp yukarıdaki ektan görüntüsünü aldım. Sohbete yanlışlıkla ortak olanlardan @elifkus şu bağlantıyı paylaştı: http://www.zdnet.com/google-hangoutsgtalk-glitch-sends-chats-to-wrong-recipients-7000021195/

Böyle bir hatanın hiç istenmeyecek sonuçlar doğurması işten değil. Fakat bu bir yana, google gibi denetlenemeyen süper-merkezlere mahremiyetimizi emanet etmenin hiç de akıllıca olmadığını bir kez daha yaşayarak öğrenmiş oldum. Bu hatanın ne şekilde olduğunu hiç bir zaman bilemeyeceğiz. Tabiki Google doyurucu teknik bir açıklama yapmadıkça.

Sistemler kuşkusuz hata yaparlar. Ama önemli olan mahremiyet gibi hassas konuları ilgilendiren durumlarda bu hataların gerçekten sistem hataları olduğundan ve hakettiğince değerlendirilip çözüme kavuşturulduğundan emin olmaktır. Bunun yolu da bir biçimde iletişim ihtiyaçlarımızı kendi kendimize çözebilmemizden geçiyor. Yani alternatif açık modelleri kullanıp yaygınlaştırmayı bir biçimde başarmalıyız.

Herkesin kendi bulutunu yaratması artık ihtiyaçtan da öte bir zorunluluk haline geldi. Kendi sosyal ağlarımız ve sohbet kanallarımız da bu çözümün bir parçası. Bir ara düşündüğümüz “IRC yaşıyor” kampanyasının vakti gelmiştir belki.

NSA Üzerine

profes1

(Johns Hopkins’te öğretim üyesi olan Matthew Green’in 5 Eylül 2013’de yayınladığı bu blog yazısını kaldırması istenmişti)

Yılın en büyük kripto haberine naçizane katkımı anlatayım müsaadenizle.

Birkaç hafta önce ProPublica‘dan muhabir beni aradı ve şifreleme [encryption] (1) hakkında genel sorular sordu. Bunun tuhaf bir görüşme olacağını hemen anladım, çünkü bu bey NSA’in şifrelemeyi [encryption] yenebilecek muazzam yetenekleri olduğuna ikna olmuşa benziyordu. Ve ‘hey ahbap ne dersin NSA’in şifrelemeyi [encryption] yenebilecek muazzam yetenekleri var mı ha?’ tarzında değildi bu. Hayır, yenilgiyi çoktan kabullenmişti. Sadece detayların pazarlığını yapıyorduk.

Sonraki Sayfa »