Telif Hakkı Meselesi

Arda Çetin kendi bloğunda güzel bir konuya değinmiş..

Twitter’da yazdığım “twitter’da özgürlükçü geçinen, telif haklarına karşı görünen fenomenlerin tweetleri kopyallandığı zamanki hallerine gülmekten ölüyorum” tweet’inden sonra Aylin Aslım‘dan gelen yanıt (tepki mi demeliydim?) üzerine mevzuyu 140 karakterle anlatamayacağımı anlayıp aylardır uğramadığım blog’umda bi’şeyler karalamam gerektiğini anladım.

Telif hakkı “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” olarak geçen, telif hakkı günümüzde sanıldığının aksine üreteni, yaratanı, sanatçıyı değil, varolan sistemi ve büyük şirketleri koruyan, amacının dışına çıkan bir kanundur. Aynı zamanda öncelikli olarak müzik, sinema ve yazılım sektöründe en plana çıkan bu bir kanundur.
Ekşi Sözlükteki bir girdiye göre Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun ortaya çıkış hikayesi şöyle;
“Fransa’da bir adam bir gün bir kafeye oturuyor. Yemeğini yiyor, kahvesini içiyor. Gazetesini okurken orkestra bir parça çalmaya başlıyor. Parça bittikten sonra adam garsonu çağırıp hesabı istiyor. Hesap geldiğinde adam çıkarıyor parasını veriyor ve garsona “peki siz bana ödeme yapmayacak mısınız” diyor. Garson şaşkın gözlerle adama bakarken adam devam ediyor: “Orkestranızın biraz önce çalmış olduğu parça bana ait. Nasıl ben bu yemeklerin parasını veriyorsam siz de benim paramı vermelisiniz” diyor.”
Böylece reformlar ülkesi Fransa’dan bir güzellik daha çıkmış oluyor.

Yazının tamamı için http://ardacetin.net/telif-hakki-meselesi/

 

Yorum Yap


Not - Bunları KullanabilirsinizHTML tags and attributes:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>