İdare Yolu Olarak Tezgah – Julian Assange

Bu yazı 2006 yılında Julian Assange’ın kişisel sitesi iq.com’da şu notla yayınlanmıştır:

‘Hanoi Yolu’ ya da ‘İdare Yolu Olarak Tezgah’ yazılarını okumak isteyebilirsiniz; bunlardan ikincisi, anlaşılması güç, motivasyonel, bağlamdan ayırması nedeniyle, hatta o olmasa bile neredeyse işe yaramaz bir belge. Ama bu dökümanı farklı güç yapılarının sızdırmalardan (içerdekilerin dış tarafa geçmesi) nasıl farklarla etkilendiğini düşünerek okursanız motivasyonları daha açık olabilir.

Bir örgüt ne kadar gizli kapaklı, ne kadar adaletsiz ise, sızdırmalar liderlik ve planlayıcı heyette o kadar korku yaratır. Bu etkin içsel iletişim mekanizmalarının en aza indirilmesiyle (bilişsel “gizlilik vergisinde” bir artış) ve devamında sistem çapında bilişsel bir düşüş, dolayısıyla çevreyle uyum sağlama gereğince güce tutunma yeteneğinin azalması ile sonuçlanmak zorundadır.

Bu yüzden sızdırmanın kolay olduğu bir dünyada, gizli kapaklı ya da adaletsiz sistemler, açık, adil sistemlere göre nonlineer bir oranda darbe alırlar. Adaletsiz sistemler doğaları gereği rakipler yarattığı ve çoğu yerde gücü zar zor ellerinde tuttukları için, kitlesel sızdırmalar onları daha açık idare biçimleri ile değiştirmek isteyenler karşısında savunmasız bırakmaktadır.

Sadece açığa çıkarılmış adaletsizlikler yanıtlanabilir; çünkü insanın akıllıca herhangi bir şey yapması için ne olup bittiğini bilmesi gerekir.

http://web.archive.org/web/20070829162749/iq.org/

nail1


“Göstermelik devletin arkasındaki tahtta, halk karşısında hiçbir bağlılık duymayan, hiçbir sorumluluk kabul etmeyen görünmez bir devlet oturur. Bu görünmez devleti yok etmek, yozlaşmış işletme ile yozlaşmış siyaset arasındaki bu lanetli ittifakı bozmak, devlet adamının ilk işidir.” (Başkan Theodore Roosevelt)

“Sen horul horul uyurken burada
Kuyunu kazıyor hainler yanında
Hem de göz göre göre, inan.”
(Fırtına; II, i’de Ariel, Shakespeare’in ünlü oyunundan bir replik, Bülent Bozkurt’un çevirisiyle.)

Giriş

Rejim davranışını köklü bir şekilde değiştirmek için açıkça ve cesaretle düşünmeliyiz, çünkü öğrendiğimiz bir şey varsa o da rejimlerin değişmek istemedikleridir. Bizden önce yola çıkanların ötesinde düşünmek ve bizi öncellerimizde olmayan eylem yolları ile donatan teknolojik değişimleri keşfetmek zorundayız.

İlk önce devletin ya da neo-şirketçi davranışın hangi cephesini değiştirmek ya da ortadan kaldırmak istediğimizi anlamalıyız. İkinci olarak bu davranışa dair öyle bir düşünme yolu geliştirmeliyiz ki, çarpık siyasi dilin bataklığını katederek bizi apaçık bir duruma taşısın. Son olarak bu kavrayışı kullanarak biz ve başkalarının içinde onurlandırıcı ve etkili bir eylem planını yeşertmeliyiz.

Otoriter güç tezgah ile ayakta tutulur

Tezgah, tezgah çevirmek: zararlı eylemlerde bulunmak üzere ortaklaşa gizli planlar yapmak; genelde birinin aleyhine belirli bir sonucun gerçekleşmesi için beraber çabalamak.
Köken: Farsça. destgâh (dest: el, yetenek, güç. gâh: yer, zaman.)(1)

“En iyi birlik, ulusun geri kalanına karşı bir çeşit tezgahtır” (Lord Halifax, İngiliz siyasetçi)

Otoriter rejimlerin iç işleyişlerine dair bilinen detaylara bakarsak, siyasi seçkin sınıf içinde tezgah kurma ilişkileri görürüz. Bu salt rejim içi bir tercih ya da beğenme meselesi değil, ayakta tutulan ve güçlendirilen otoriter gücün arkasındaki başat planlama yöntemidir.

Otoriter rejimler, bireysel ve kolektif özgürlük, doğruluk ve kendini gerçekleştirme istençlerini sıkıştırarak, kendilerine muhalif güçlerin ortaya çıkmasına yol açarlar. Başta otoriter yönetime yardım eden planlar, açığa çıktıklarında direnişe güç verirler. Dolayısıyla bu planlar başarılı otoriter güçlerce gizlenir. Davranışlarının tezgah kurmaya dönük olduğunu söylemek için bu yeterlidir.

“Yani devlet işlerinde bunlar olur; çünkü mayalanan kötülükler çok önceden ezbere bilinirse (ki bu yalnız basiretli adamlara verilmiştir) kolayca iyileştirebilirler. Fakat ne zaman ki bilinme isteği uğruna bunların herkesin tanıyabileceği kadar büyümelerine müsaade edilir, o zaman ortada bulunacak bir çare kalmaz.” (Hükümdar, Nikolo Makyavelli [1469-1527])

Bağlı çizgeler olarak terörist tezgahlar

11 Eylül’ün öncesi ve sonrasında, Maryland Alımlar Dairesi (Ulusal Güvenlik Ajansı’nın akademik fonlarının hafifletici kılıfı, google’a “MDA904” yazın) ve diğerleri terörist tezgahları bağlı çizgeler olarak baksınlar diye matematikçilere fon verdi (bu makaleyi okumak için matematik bilgisi gerekmiyor).

Biz, terörist örgütlere dair bu kavrayışı genişletiyor ve onu yaratanlara, onlar gibilere yöneltiyoruz ki bu kavrayış devleti ayakta tutmak için kullanılan güç tezgahlarını kesip açacak bir bıçağa dönüşsün.

Bağlı çizgeleri, siyasal ilişkilere dair yeni bir şekilde düşünmek üzere, beynin uzaysal akıl yürütme yeteneğini harekete geçirme yolu olarak kullanacağız. Bu çizgeleri hayal etmek kolaydır. Önce birkaç çivi alın (“tezgahlayıcılar”) ve bir tahtaya rastgele çakın. Sonra sicim alın (“iletişim”) ve koparmadan çividen çiviye sarın. İki çiviyi bağlayan sicime bağlantı deyin. Kopmamış sicim, her çividen her bir diğerine sicim üzerinden ve ara çivilerden geçerek ulaşmak mümkün demektir. Matematikçiler bu tür çizgelere bağlı çizge derler.

Bilgiler bir tezgahlayıcıdan diğerine doğru akar. Hepsi bağlı da olsa her tezgahlayıcı her tezgahlayıcıyı tanımayabilir, ona güvenmeyebilir. Bazıları tezgahın kıyılarındadır, bazıları merkezdedir ve birçok diğer tezgahlayıcıyla iletişim kurarlar. Bazıları ise iki tezgahlayıcıyı tanısa da tezgahın önemli kısım ya da grupları arasında köprü olabilirler.

Bir tezgahı bölmek

Eğer tezgahlayıcılar arasındaki bütün bağlar kesilirse artık tezgah yoktur. Bu çoğu zaman zordur, o zaman ilk soruyu soralım: Bir tezgahı eşit sayılı iki gruba ayırmak için en az kaç bağlantının kesilmesi gerekir? (böl ve yönet). Yanıt, tezgahın yapısına bağlıdır. Bazen tezgaha dair bilgilerin tezgahlayıcılar arasında akması için yedek rotalar yoktur, bazen ise bir sürüsü vardır. Bu bir tezgahın kullanışlı ve ilginç bir niteliğidir. Mesela bir “köprü” tezgahlayıcıyı öldürmekle tezgahı bölmek mümkün olabilir. Ama biz bütün tezgahlar için geçerli bir şey söylemek istiyoruz.

Bazı tezgahlayıcılar ötekilerden daha yakın dans eder

Tezgahlayıcılar ayrışır, bazıları birbirlerine güvenir ve bel bağlar, diğerleri ise az konuşur. Kimi bağlantılar üzerinden sıklıkla önemli bilgiler akar, diğerlerinden önemsiz bilgiler… O halde basit bağlı çizge modelimizi genişletiyoruz, artık sadece bağlantılar değil “önemleri” de var.

Tahtadaki çiviler benzetmemize dönelim. Birkaç çivi arasında kalın, ağır bir kablo, diğerleri arasında da ince bir iplik düşünün. Bağlantının kalınlığına, önem, ağırlık deyin. Hiç iletişim kurmayan tezgahlayıcılar arasındaki ağırlık sıfırdır. Bir bağlantıdan geçen iletişimin “önemini” baştan bilmek zordur, çünkü esas değeri tezgahın sonucuna bağlıdır. Basitçe diyoruz ki, iletişimin “önemi” bağlantının ağırlığına öyle bir katkı yapar ki; bağlantının ağırlığı, o bağlantı üzerinden geçen önemli iletişim miktarı ile orantılıdır. Genel olarak tezgahlar üzerine sorulan sorular, tek tek bağlantıların ağırlığını bilmemizi gerektirmez, çünkü bunlar tezgahtan tezgaha değişir.

Tezgahlar bilişsel araçlardır. Aynı grup, tek başına hareket eden bireylere göre daha akıllı olabilir.

Tezgahlar, içinde faaliyet gösterdikleri dünya (tezgah ortamı) hakkında bilgi toplar, içindeki tezgahlayıcılara yayar ve aldıkları karara göre eyleme geçerler. Tezgahları girdileri (çevre hakkında bilgi) ve çıktıları (çevreyi değiştirmeye ya da korumaya niyetli eylemler) olan bir araç olarak görebiliriz.

Bir tezgah neyi hesaplar? Tezgahın bir sonraki eylemini hesaplar

Şimdi şu soruyu soruyoruz: bu araç ne kadar etkilidir? Farklı zamanlardaki hallerini birbiriyle karşılaştırabilir miyiz? Tezgah güç mü kazanıyor yoksa zayıflıyor mu? Bu, iki değeri karşılaştırmamızı isteyen bir soru.

Bir tezgahın gücünü belirten bir değer bulabilir miyiz?

Tezgahlayıcıları sayabiliriz, ama bu tezgah ile onu oluşturan bireyler arasındaki farkı kapsayamaz. Farkları nedir? Tezgahı oluşturan bireyler tezgah kurarlar. Yalıtılmış bireyler bunu yapmaz. Bu farkı tezgahlayıcılar arasındaki bütün önemli iletişimi (ağırlıkları) toplayarak ifade edebiliriz, buna toplam tezgahlama gücü diyeceğiz.

Toplam tezgahlama gücü

Bu sayı bir soyutlamadır. Bir tezgahtaki bağlantı örüntüsü oldukça kendine özgüdür. Ama tezgahlama bağlarının düzenlenişinden bağımsız olan bu değere bakarak bazı genellemeler yapabiliriz.

Toplam tezgahlama gücü sıfır ise, artık tezgah yoktur

Eğer toplam tezgahlama gücü sıfırsa, tezgahlayıcılar arasında bilgi akışı yoktur ve dolayısıyla tezgah da yoktur.

Toplam tezgahlama gücündeki belirgin bir artış ya da azalış hemen hemen her zaman beklediğimiz anlama gelir, yani tezgahın düşünme, eyleme geçme ve uyum sağlama yeteneğinde bir artış ya da azalış anlamına.

Ağırlıklandırılmış tezgahları bölmek

Şimdi tezgahları ortadan ikiye ayırmaya dair önceki fikre dönüyorum. O zaman bir tezgahı eşit sayıda iki gruba bölmek için tezgahlayıcılar arasındaki bağlantıları kesmeye bakmıştık. Şimdi görüyoruz ki daha ilginç bir fikir, toplam tezgahlama gücünü yarıya düşürmektir. Yalıtılmış bir parça kendi başına bir tezgah olarak görülebileceğine göre ikiye ayırmayı sonsuza kadar sürdürebiliriz.

Bir tezgahın eylem yeteneğini nasıl azaltırız?

Bir tezgahın toplam tezgahlama gücünü, çevresini anlayamaz, dolayısıyla etkili olarak karşılık veremez hale gelinceye kadar düşürerek, eylem yeteneğini marjinalleştirebiliriz.

Tezgahı bölmek için, birkaç yüksek ağırlıklı bağlantıyı ya da çok sayıda düşük ağırlıklı bağlantıyı azaltabilir veya saf dışı edebiliriz.

Tezgah kuran güç gruplarına süikast gibi geleneksel saldırılar, öldürme, kaçırma, şantaj yoluyla yüksek ağırlıklı bağlantıları kesmiştir veyahut bağlı oldukları bazı tezgahlayıcıları marjinalize etmiş, yalıtmıştır.

Etkili düşünemeyen bir otoriter tezgah, kendi yarattığı muhalifler karşısında eyleme geçip kendini koruyamaz.

Bir tezgaha organik bir bütün olarak bakarsak, birbiriyle ilişki içinde organlardan oluşan bir sistem görürüz, ki bu sistemin atar ve kılcal damarlarındaki kan koyulaştırılıp yavaşlatılabilir, ta ki çevresindeki güçleri yeterli düzeyde kavrayamaz ve denetleyemez hale düşünceye dek.

***

1) İngilizce metinde Assange conspiracy sözcüğünü şöyle açıklıyor: Kökeni eski İngilizce, eski Fransızca conspirer ve Latince conspirare‘den geliyor, anlaşmak, dalavere yapmak anlamında (con-: beraber. spirare: nefes almak). Bu sözcük türkçeye genelde komplo olarak çevriliyor, ‘hayali olma’ anlamı yerine mekanizmanın gerçekliğini vurgulamak adına tezgah karşılığını tercih ettik. Tezgah sözcüğüne dair kaynağımız Nişanyan’ın Etimoloji sözlüğü ve Farsça-İngilizce sözlük www.farsidic.com sitesidir.

kaynak: Cesur Yeni Medya

Yorum Yap


Not - Bunları KullanabilirsinizHTML tags and attributes:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>